Önsöz

< < < Home

Katkıda:
Zekeriya Temircan
Füsun Ferda Erdoğan

Önsöz

Üçüncü baskıdan altı hafta sonra dünya tekrar değişti. Pandemi Güney Amerika’da, özellikle Brezilya, Ekvador ve Peru’da hızla artış gösteriyor. SARS-CoV-2 Çin’de kontrol altına alınırken,  İran’da alınamıyor. Ve çoğu ülke daha ilk dalgayı atlatırken, Avrupa’da bir çok ülke turizm sezonunu kurtarmak için kapılarını açmaya başladılar. Bu biyolojik drôle de guerre’e ne kadar süre dayanılabileceği ve ne kadar sürdürülebileceği ise merak ediliyor.

Bilim ilerlemeler kaydetmeye devam ediyor. COVID-19’un karmaşık ve yeni klinik sendromlarını görmüş olduk; aşı çalışmalarından elde edilen ilk veriler; randomize kontrollü ilaç çalışmalarından ilk sonuçlar; monoklonal nötralize edici antikorlar ve SARS-CoV-2 ile temas eden insan sayısı, ve serolojik kanıtlar konusunda teşvik edilmesi gibi konular önemini korumaktadır. Ne yazık ki, en prestijli dergilerde yayınlanan sahte verilerle ilk bilim skandalını görmüş olduk. Çocuklarda COVID-19’un uzun vadeli etkileri ve Kawasaki benzeri enflamatuar multisistem sendromu gibi yeni zorluklarla karşı karşıyayız.

Uzunca bir süre, hastalığı önleme konusu pandemi kontrolünün birinci sırası olmaya devam edecektir. SARS-CoV-2 salgınının gelecekteki dalgalarında, SARS-CoV-2’nin en iyi iletildiği koşullara odaklanacağız: kalabalık ortamlar, kapalı (ve gürültülü) yerler ve alanlar. Hastaneler gürültülü olmamasına rağmen kalabalık ve kapalıdırlar ve bizim sağlık sistemimiz yeni koronavirüsle mücadelenin merkezini oluşturmada karar mekanizması olacaklardır. Önümüzdeki aylar ve belki yıllar boyunca, en önemli önceliklerimizden biri, tüm sağlık çalışanlarına ve hastalarına mükemmel kişisel koruyucu ekipman sağlamak olacaktır.

Bernd Sebastian Kamps ve Christian Hoffmann

7 Haziran 2020

 

İlk baskının önsözü

On yedi yıl önce, salgının ortasında, devam eden SARS draması hakkında kısa bir tıbbi metin yazmaya, bilimsel verileri sunmaya ve gerçek zamanlı güncellemeler sağlamaya karar verdik. 6 ayda üç baskı yayınladıktan sonra, bilimsel bir dergi olan SARS Referansımızın (www.SARSReference.com) “süslü” olmadığı ancak “bol miktarda bilgi” sunduğu kanaatine vardık. Ocak 2020’nin ortalarında yeni koronavirüs salgınının farkına vardığımızda, derhal milenyum egzersizimizi tekrarlamanın zamanının geldiğini hissettik.

Her ne kadar SARS-CoV-2 Çin’de kontrol altına alınmış görünse de, salgın batıya doğru hızla ilerliyor. Sadece haftalar önce imkansız bir başarı gibi görünen – sıkı karantina önlemlerini uygulamak ve milyonlarca insanı izole etmek – şimdi birçok ülkede bir gerçeklik halidir. Tüm dünyadaki insanlar, II.Dünya Savaşı’ndan buyana gelişen, en yıkıcı olay karşısında yeni yaşam tarzlarına uyum sağlamak ve adapte olmak zorunda kaldılar.

Mevcut durumun yeni bir tür ders kitabı gerektirdiğine inanıyoruz. İnsanlık, genellikle ciddi ve ölümcül olan, bilinmeyen ve tehdit edici bir hastalık ile karşı karşıyadır. Sağlık sistemleri hem kilitlenmis hem bunalmış durumda. Kanıtlanmış bir tedavi olmadığı gibi yakın zamanda aşı da olmayacaktır. 1918’de ki grip salgını yüzünden böyle bir durum yaşanmamıştı.

Her gün yayınlanan düzinelerce bilimsel makale, yüzlerce çalışma, planlanmış veya hali hazırda yolda olan haberlerle sosyal medyadaki söylentiler, ve sahte haberler ile harmanlanan sosyal medya ile başa çıkmada açık, temiz bir kafanın çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bilimsel literatürün ve bilimsel verilerin taranması için bir İsviçre saati gibi düzenli ve sürekli olan çalışmalar yapılmalıdır.

Önümüzdeki aylarda, COVID Reference, haftalık olarak güncellemeler sunacak ve bilimsel verileri mümkün olduğunca tutarlı bir şekilde anlatacaktır.

BilimScience Magazine. Eğlenceli olmasada.

Bernd Sebastian Kamps ve Christian Hoffmann

29 Mart 2020